beydagi

 
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • dark color
  • red color
Anasayfa arrow Bilgilendirme arrow Kayısı Yetistiriciliği
Kayısı Yetistiriciliği
Yazar Administrator   
Cuma, 20 Ekim 2006

Image Kayısı Yetistiriciliği
Hakkı KOÇAL (Ziraat Mühendisi)

TARİHÇESİ
Bilimsel ismi "
Prunus armeniaca"

Dünyanın en önemli kayısı üretim merkezlerinin basında Anadolu gelir. Türkiye yıllık 500 bin
tonluk üretimle dünya yas kayısı üretiminde birinci sıradadır. Fakat, ağaç basına verim
tarımda ileri gitmis ülkelerde 100 kg’ın üzerinde iken bizde bu miktar 30-40 kg gibi çok düsük
düzeydedir.
Kayısının bilimsel adı Prunus armeniaca L. veya Armeniaca vulgaris Lam olduğundan dolayı
anavatanı Ermenistan olarak algılansa da asıl anavatanı Çin’in kuzeydoğu dağlık alanları ile
Orta Asya ve Mançurya’yı içine alan genis bir bölgedir. Kayısı Büyük İskender’in Asya
seferleri sırasında (M.Ö.330-323) İran ve Trans Kafkaslar üzerinden Anadolu’ya getirilmistir.
Daha sonra Romalıların Anadolu’ya istilası sırasında Ermeni tüccarlar tarafından önce
İtalya’ya sonra Yunanistan’a götürülüp buradan tüm Avrupa’ya yayılmıstır.
Ülkemizde kayısı üretimi basta Malatya olmak üzere, Elazığ, Erzincan, Sivas, İçel(Mut),
Antalya, Hatay, Kars, Iğdır yörelerinde yapılmaktadır. Isparta ilinde ise Eğirdir gölünün kuzey
tarafında kayısı üretimi yapılmaktadır.

TOPRAK VE İKLİM İSTEKLERİ
Kayısı ağacı yarı sıcak ve kurak geçen bölgelerde, dağların bol günes gören güneye bakan
eteklerinde derin ve su tutmayan, az meyilli ve hafif kireçli olan yamaçlarda çok iyi
yetismektedir. Buralarda yetistirilen kayısılar genelde hastalıksız, parlak, lezzetli, tatlı, kokulu
ve kuru maddesi yüksek meyveler olusturmaktadır.
Kayısı ilkbaharın geç donlarından etkilendiği için, bahçe tesisinde ova ve çukur yerlerden
ziyade yamaç ve sırtlar tercih edilmelidir.
Kayısı ağacının gövde ve dalları kıs aylarında -35°C kadar dü sen soğuklara, çiçekleri ise
ıslak olmak sartıyla -1°C kadar dü sen ısı derecesine mukavemet edebilmektedir. Bazı yıllar
ilkbaharda havalar ılık geçtiğinde tomurcuklar patlamak üzere veya çiçekte iken meydana
gelen don olaylarından çok zarar görürler. Meyilli arazide soğuk hava alt taraflara çöktüğün
için dikilen kayısı ağaçları dondan fazla zarar görürler. Fakat yukarılara çıkıldıkça ağaçların
dondan zarar görmesi kısmen önlenmis olur.
Meyvelerin yüksek kalitede olgunlasabilmeleri için yaz aylarında atmosferin kuru olması
gerekir. Havası nemli, ilkbaharı sisli geçen yerlerde çil hastalığı fazlaca görülür.Taban ve
nemli topraklarda yetistirilen kayısı ağaçlarının meyveleri sulu, iri ve kuru madde miktarı
düsük olduğundan bu topraklarda yetistirilen çesitler sofralık olarak değerlendirilmeye
uygundur. Buna karsılık kıraç topraklarda yetistirilen kayısı ağaçlarının meyveleri ufak olup
yüksek kuru madde ve düsük su içeriğine sahip olduklarından bu gibi çesitler daha ziyade
kurutmalık olarak kullanılır.
TOPRAK SEÇİMİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
Kayısı tınlı, kumlu-tınlı, ve tınlı-kireçli topraklardan hoslanır. Kökleri derine ineceğinden taban
suyunun en az 2-4 m. derinlikte olması gerekir. Aksi takdirde ağaç kökleri havasızlıktan zarar
görür ve zamk hastalığına yakalanır. Taban suyu yüksek olan arazilerde mutlaka drenaj
hendekleri açılmalıdır.
KAYISI ANAÇLARI
Kayısıda anaç seçiminde iklim ve toprak sartları, hastalık ve zararlılar, ağaç büyüklüğü,
verim, meyve kalitesi ve ası uyusmazlığı gibi faktörler göz önünde bulundurulmalıdır. Baslıca
kayısı anaçları ve özelliklerini söyle sıralayabiliriz.
ZERDALİ: Kayısı çöğür anacı üretiminde zerdali ve kültüre alınmıs kayısı çesitlerinin
çekirdekleri kullanılır.Verimli, yüksek meyve kalitesine sahip olmasının yanı sıra kültür
çesitleri ile uyusması, nematod, kireçli, hatta kısmen tuzlu topraklara ve kurağa dayanımı
bakımından zerdali anaçları tatminkar sonuçlar vermektedir. Zerdali anacı üzerine asılanmıs
kayısı çesitlerinin olumsuz yönü ise ürüne birkaç yıl geç yatması, ağaçların büyük olması,
taban suyu yüksek, ağır topraklarda basarısız sonuçlar alınmasıdır.
BADEM: Kireçli ve taslı topraklarda kayısıya anaç olarak badem kullanılır. Badem anacı
kazık köklü olduğundan diğer anaçların iyi gelisemediği kurak kosullarda daha iyi sonuçlar
verir. Kayısı ile badem arasında gecikmis ası uyusmazlığının olması en büyük
dezavantajıdır.
SEFTALİ: Güney ve Kuzey Amerika’da kayısı yetistiriciliğinde seftali anaçları genis ölçüde
kullanılırken, Avrupa’da pek fazla yaygın değildir. Kurak kosullarda seftali üzerine asılanmıs
kayısı çesitleri diğer anaçlara göre daha iyi gelisir. Seftali nemli topraklarda dayanıklı
olmayıp, hafif ve geçirgenliği iyi olan topraklarda gelismelerini normal sekilde sürdürür.
Bademde olduğu gibi seftali üzerine asılanmıs kayısı ağaçlarında da gecikmis ası
uyusmazlığına sıklıkla rastlanılmaktadır. Ayrıca seftaliler nematoda karsı hassastırlar.
ERİK ANAÇLARI: Taban suyu yüksek ve fazla su tutan killi topraklarda kayısı için erik
anaçları tavsiye edilir. Tohumdan elde edilen Myrobalan çöğürü bir takım dezavantajları
olsada günümüzde kullanılan bir anaçtır. Killi topraklar dahil her türlü toprağa uyum sağlar,
kireç ve kuraklığa karsıda dayanıklıdır. Myrobalan’nın seleksiyonlarından “Myrobalan 29”
verimliliği ve ağacının sağlamlığı itibarı ile en fazla kullanılan tiptir.
Erik anaçları ile bazı kayısı çesitleri arasında gecikmis ası uyusmazlığı bulunmakta ve ası
noktalarından kırılma olmaktadır. Bu durum erik anaçlarının olumsuz yönünü
olusturmaktadır.
KAYISI BAHÇESİ TESİSİ
Kayısı bahçesi kurulmasında dikkat edilecek hususlar
Yön ve Yöney:
Kayısı kazık kök yapısına sahip olduğundan yamaçlardan meyil derecesi %20 ye kadar olan
yerlerde rahatlıkla yetisebilmektedir. Hatta ilkbaharın geç donlarından çabuk etkilendiği için
kayısı ova ve çukur yerlerden ziyade yamaç ve sırtlarda daha iyi netice vermektedir. Ayrıca
bol ısık ve günes istediğinden güney yamaçlar tercih edilmelidir.
Toprak Derinliği ve Toprak Vasfı:
Kayısı soğuk ve derin ağır topraklarda iyi netice vermemekte kökler boğulmak suretiyle zamk
çıkarmaktadır. Bu nedenle kumlu-tınlı, iyi havalanabilen ve kireççe zengin topraklar kayısı
bahçesi için ideal topraklardır.
Taban Suyu:
Kayısı ağacının en çok etkilendiği husus taban suyunun toprak yüzeyine yakın olusudur. Bu
nedenle taban suyunun yüksek olduğu yerlerde kayısı bahçesi kurulmamalıdır.
Kayısı Bahçesi Tesis Edilecek Yer:
Yol durumu, pazara yakınlığı veya uzaklığı dikkate alınmalıdır.
Pazar Durumu:
İç ve dıs pazar istekleri göz önünde bulundurularak çesit seçimi yapılmalıdır.
Dikim Sahalarının Hazırlanması
Daha iyi bir kayısı bahçesi tesisi için dikim sahalarının ilkbaharda krizma edilmek suretiyle
toprak sonbahara kadar dinlenmeye bırakılmalıdır. Krizma yapmak imkanı olmadığı takdirde
tesis edilecek yerin traktörle birkaç kez derin sürülmek suretiyle yine sonbahara kadar
yabancı otlardan temizlenmesi, toprağın havalanması ve dinlenmesi gerekmektedir.
Dikim Sekilleri
Kayısı yetistiriciliğinde bahçe islerinin kolay ve seri yapılabilmesi için fidanların toprağa
muntazam bir sekilde dikilmeleri gerekir. Bahçe tesisinde kullanılan dikim sistemleri sunlardır.
Kare usulü bahçe tesisi, dikdörtgen usulü bahçe tesisi, satranç usulü bahçe tesisi, üçgen
usulü bahçe tesisidir.
FİDAN DİKİMİ
Kısı sert geçen bölgelerde fidanların ilkbaharda dikilmesi daha uygun olup, dikim siddetli
soğuk ve donlardan sonra gelen günlerde yapılmalıdır. İlkbaharın baslangıcı sayılan bu
günler donların çözüldüğü ve cemrelerin sona erdiği ve havaların yumusamaya basladığı
zamandır.
Fidan dikim tarihi bölgelere göre değistiğinden tek bir tarih tespit etmek mümkün değildir.
Esas itibariyle fidan dikim mevsimi sonbaharda ağaçlar yapraklarını döktükten itibaren baslar
tomurcuklar patlayıncaya kadar devam eder. Kayısı kıs soğuklarının fazla olmadığı yerlerde
sonbaharda dikilmelidir. Çünkü:
1-Toprak ve iklim dikime daha uygundur.
2-Kıs yağıslarından istifade edip tutma oranı yüksek olur.
3-Erken gelisme sağlar.
Dikimden önce fidan çukurlarını en az 2 -3 ay öncesinden açmak faydalıdır. Fidan çukurunu
açarken tas ayrık vs. gibi yabancı maddeler tamamen ayıklanır. Eğer çukurun dip kısmı
kireçli, taslı, çakıllı ve molozlu ise burada çukur açmaktan vazgeçmelidir. Çünkü ağacın kök
kısmı ileriki yıllarda bu kısımlara rastlayınca ağacın kurumasına sebep olabilir.
Fidan Çukurunun büyüklüğü muhtelif fidan türüne, toprağın özelliğine göre değismektedir.
60cm genislik, 60 cm uzunluk ve 60 cm derinlikteki bir çukur dikim için idealdir. Çukur
açılırken ilk 30 cm lik üst toprağı bir tarafa, 30 cm lik alt toprağı ayrı bir tarafa koymak gerekir.
Dikim sırasında üst toprak alt kısma, alt toprak üst kısma atılmalıdır
Fidan dikilirken kök boğazı ve ası yerinin toprak seviyesinden muhakkak surette 5-10cm
yukarıda kalmasına dikkat edilmelidir. Kök boğazı toprak seviyesinden asağıda olursa boğaz
kısmında arızi (yalancı) kökler meydana geleceğinden esas kökler havasızlıktan çürümeye
baslar ve çok geçmeden fidan kuruyabilir. Dikim esnasında önce herek dikilmeli ve dikim
bitince fidan hereğe bağlanmalıdır. Bağlama ters sekiz seklinde ve oynak olmalıdır. Dikim isi
sona erince muhakkak bir can suyu verilmelidir.
Fidan dikim mesafesi
Kayısı bahçesi tesisi maksadıyla dikilecek fidanlara verilecek aralık ve mesafeler iklim ve
arazinin durumuna ve toprağın karakterine göre değisir. Genel olarak sulanabilen ve derin
olan topraklar için verilecek mesafeler susuz veya kıraçlara nazaran daha genistir. Ortalama
dikim mesafelerinin 5x6 m ile 10x10 m arasında olması tavsiye edilmektedir.
Kayısı bahçesinde ara ziraatı olarak yetistirilecek meyve türlerini belirlerken seftali gibi kısa
ömürlü türlerin seçilmesine özen gösterilmelidir
KAYISI BAHÇESİNİN YILLIK BAKIM İSLERİ
Dikim budaması:
Fidanlar dikilmeden önce kök ve taç budaması yapılır. Kök budamasında;yaralı, kırılmıs,
birbirine girmis kökler ayıklanır. Uzun kökler dikim çukurunun büyüklüğüne göre kısaltılır.
Köklerin asırı budanması sakıncalıdır. Çünkü ilkbaharda gözler sürmeye basladığında ihtiyaç
duyulan besin maddeleri, öncelikle depo edilmis besin maddelerinden temin edilecektir.
Taç budamasında gövde üzerinde bulunan yan dalların tümü budama makası ile dipten
kesilerek çıkartılır. Kayısı fidanları 80-120 cm yükseklikteki bir göz üzerinden meyilli olarak
kesilir.
Sekil budaması:
Kayısı ağaçlarına genel olarak goble, doruk dallı ve değisik doruk dallı sekillerden birisi
verilmektedir.
Mahsul budaması:
Sekil verilmis kayısı ağaçları mahsule yattıktan sonra fazla budama yapılmaz. Sadece
hastalıklı, kırılmıs ve ısık girisini engelleyecek düzeyde birbirine girmis dallar kesilmelidir.
Siddetli budamalarda kayısı ağaçları zamk çıkarır. Kalın dal kesimi devam ederse kayısı
ağacı zamanla sararıp kuruyabilir. Kayısı ağaçlarında mutlaka kalın dal kesimi gerekiyorsa
budama 2-3 yıla yayılmalı, kalın dalların tümü aynı yıl içerisinde kesilmemelidir. Verimden
düsmüs kayısı ağaçları budama yoluyla değil, sulama, gübreleme gibi iyi bakım ve uygun
kültürel tedbirlerle ıslah edilmelidir.
Genel olarak genç ve kuvvetli ağaçlar daha kuvvetli ve uzun yıllık sürgünler meydana getirir.
Siddetli budama kuvvetli sürgün büyümesini tesvik ettiğinden genç ve kuvvetli ağaçlar zayıf
budanır, yaslı ve zayıf ağaçlar ise daha ziyade kısa sürgün meydana getirme ve çiçek
tomurcuğu olusturma eğiliminde olduğundan daha sert budanır.
Kayısılarda budama sırasında tırnak bırakılması veya budamadan sonra ası macunu
sürülmemesi halinde rüzgar, günes veya yağısların etkisiyle yara yerlerinde çürüme
meydana gelir. Kayısı ağaçlarında yaz budaması pek yaygın değildir. Yurt dısında sofralık
çesitlerde yapılan çalısmalarda yaz döneminde yıllık sürgünlerin seyreltilmesi ve sürgün
uçlarının 1/3’nün kesilmesinin meyve kalitesi ve verimi artırdığı saptanmıstır.
KAYISI YETİSTİRİCİLİĞİNDE TOPRAK İSLEME
Bahçe topraklarını isleme amaçlar sunlardır:
Ağaçların su ve gıdalarına ortak olan yabani otların yok edilmesi.
Çesitli gübrelerin toprağa karısmasını sağlamak.
Toprağın verimliliğini sağlayan küçük canlı varlıkların çalısmasını sağlamak.
Köklerin solunumlarını ve topraktaki besin maddelerinin çözümlenmesini ve toprağın
havalanmasını temin etmek.
Yağmur sularının toprak tarafından kolaylıkla emilmesini sağlamak ve kurak bölgelerde
yağmur sularının akıp gitmesini önlemek.
Kıs aylarında toprağa inen haserelerin bıraktığı koza ve kurt sekillerini yok etmek .
Kayısı bahçelerinde sonbaharda toprak tavında iken iklim bölgelerine göre Ekim -Kasım
ayları içerisinde 15 -20 cm. derinliğinde köklere zarar vermemeye dikkat ederek sürüm
yapılması faydalı olur. Böylece Sonbaharda toprağı islenmis olan kayısı bahçeleri kısın
yağan yağmur ve kar sularını daha iyi bir sekilde tuttuğundan ağaçlarda da sıhhatli ve
meyveleri daha bol ve kaliteli olur .
Çiçeklenme veya küçük meyve döneminde yapılan toprak islemelerinde kök zararlanmasına
bağlı olarak çiçek ve meyve dökümü artabilir. Bu nedenle bu devrede toprak islemeden
kaçınılmalıdır.
SULAMA
Sulama sayısı ve zamanı üzerine toprak ve iklim sartları, sulama sırasında verilen su miktarı,
arazinin eğimi ve ağaçta ki ürün miktarı etkilidir. Derin killi ve ağır topraklara daha seyrek, az
derin kumlu ve süzek topraklara daha sık su verilir. Sulama suyunun gövdeye değmemesi
gerekir. Suyun gövdeye değmemesi için çevresine topraktan bir yalak yapılması tavsiye
edilir.
Genel bir bilgi olarak su sekilde bir sulama periyodu tavsiye edilir.
lk sulama- çağla devresinde.
İkinci sulama- hasattan 15 gün önce.
Üçüncü sulama- hasattan sonra.
Dördüncü sulama- Ağustos ayında.
Besinci sulama -Eylül ayında. Ağaçtaki meyve miktarının artması, hava sıcaklıklarının yüksek
seyretmesi durumunda bu sulama sayılarının artırılması gerekebilir.
Hava sıcaklıklarının yüksek seyrettiği dönemde sulama erken bitirilirse kayısı ağaçlarında
çiçek tomurcukları gelismesini tamamlayamamakta, ertesi ilkbaharda açan çiçek sayısı
azalmakta, çiçek ve meyve dökümü artmaktadır.
Taban suyu yüksek, ağır killi topraklarda kayısı ağaçlarına fazla su verildiğinde ağaçlar zamk
çıkarır, yapraklar küçülür, sararır ve zamanla kurur. Su tutmayan kumlu topraklarda ise fazla
su meyve iriliğinin artmasına, kuru madde miktarının azalmasına neden olur.
GÜBRELEME

Gübrelemenin amacı kayısı ağaçlarının büyümesi, çiçek açması ve meyve bağlaması için
ihtiyaç duyulan besin maddelerinin toprağa veya ağaca verilmesidir. Ağaçlar topraktan
aldıkları besin maddeleri çok çesitli olup, her türlü toprakta yeteri kadar bulunmazlar, yada
zamanla besin oranları azalır. İste bu suretle eksilen besin maddeleri toprağa iade
edilmeyecek olursa ağaçlar zayıf kalacaklarından meyve verim ve kalitesi düsük olacaktır.
Gübreleme yaparken uygun gübre çesit ve miktarını belirlemek için en doğru yol toprak ve
yaprak analizinin yapılmasıdır.
Yaprak ve toprak analizinin yapılması
Analiz yapılacak toprak numunesi gübrelemeden önce ve mutlaka taç izdüsümünden
alınmalıdır. Homojen toprak yapısına sahip bahçelerde farklı 3-4 noktadan numune almak
yeterlidir. Fakat bahçe toprağı homojen değilse (kıraç ve taban arazi gibi) her farklı toprak
bölgesi için ayrı numune alınması ve bu numunelerinin ayrı ayrı analiz edilmesi gerekir.
Kayısı bahçesinin besin maddesi hakkında bilgi edinmek için 0-30cm ve 30-60cm derinlikten
toprak örnekleri alınmalı, her derinliğe ait numune farklı torbalara konularak ağacın yası,
bahçe büyüklüğü, alındığı toprak derinliği gibi bilgiler yazılarak analiz için laboratuara
gönderilmelidir.
Yaprak numuneleri, yaprakta bitki besin madde değisiminin azaldığı, daha doğrusu
minimuma indiği dönemde alınmalıdır. Bu dönem genellikle kayısıda hasat dönemine denk
gelmektedir. Bu dönemde yıllık sürgünlerin orta kısmında, tam büyüklüğe ulasmıs yapraklar
yaprak sapları ile birlikte koparılıp alınır. Yaprak örnekleri tüm bahçeyi temsil edecek sekilde
alınmalıdır. Yaprak örnekleri güney, kuzey, doğu ve batı yönlerinden esit miktarda toplanır.
Genellikle bir yaprak analizi için 80-100 adet yaprak yeterlidir.
Kayısı ağaçlarına verilecek gübre miktarı
1-Ağacın yasına,
2-Ağacın vegatatif gelisme ve meyve miktarına,
3-Toprağın bitki besin madde içeriğine,
4-Kullanılan gübrenin besin madde kapsamına göre değisiklik gösterir.
Gübrelerin verilme zamanı
Azotlu gübrelerin 2/3’ü ilkbaharda çiçeklenmeden 15-20 gün önce, geriye kalan 1/3 lük
bölümü ise hasattan 1-1.5 ay önce (çekirdeğin sertlesip siyah renk aldığı dönem)
verilmelidir.Fosforlu ve potaslı gübrelerin bitkiler tarafından alınabilmesi için toprağa
verildikten sonra 2.5-3 aylık bir sürenin geçmesi gerekir. Fosforlu ve potaslı gübreler
sonbaharda kayısı ağaçları yaprağını döktüğü dönemde verilmelisi uygundur. Çiftlik
gübreleride sonbahar mevsiminde fosforlu ve potaslı gübreler ile birlikte verilebilir.
Bitkilerin besin maddelerinden azami derecede faydalanmaları için gübrelerin kök sistemi
çevresinde uzun müddet elverisli halde kalması gerekir. Bu sebepledir ki gübreler kılcal
köklerin bulunduğu kısma tatbik edilirler.
Fosforlu gübreleri toprağın 15 -20 cm. derinine gömmek lazımdır. Bu gübreler 3-4 cm.
derinliğinde veya yüzeye verilecek olursa, yağmur ve sulama sularıyla kökün bulunduğu
derinliğe inemeyeceğinden bitkiler bundan faydalanamazlar.
Nitrat seklinde azotlu gübreler çabuk eridiğinden hafif yağıslarla elverisli derinliğe kolayca
inerler. Bu nedenle bu cins gübreleri toprak üzerine serptikten sonra çapa ile hafif sekilde
karıstırmak yeterli olmaktadır . Bu gübreler fosforlu gübrelerde olduğu gibi derine verilecek
olursa bu defa kök bölgesinden daha derinlere gideceğinden bitkilerin yararlanmaları çok
azalır.
SEYRELTME
Kayısılarda seyreltme sofralık çesitlerde yapılır. Seyreltmede önemli olan seyreltme zamanı
ile seyreltme sırasında meyveler arasında bırakılacak mesafelerdir. En iyi seyreltme zamanı
çekirdeğin sertlesmeye basladığı zamandır. Seyreltme sırasında küçük meyveler koparılmalı,
büyük olanlar bırakılmalı, hastalıklı, biçimsiz, çift meyveler koparılmalıdır. Uç dallarda, dal
ucuna gelen meyveler daha fazla seyreltilir. Seyreltme mesafesi 4-8 cm arasında olması
tavsiye edilir.
KAYISI AĞAÇLARINDA MEYVE HASATI
Kayısıda hasat zamanının tespiti
Kayısı meyvelerinin tümü ağaç üzerinde aynı zamanda olgunlasmadığından hasat kademeli
olarak yapılır. Ağaçta önce üst dallardaki meyveler, sonra orta dallardaki, en son ise alt
dallardaki meyveler olgunlasır. Hasat da bu olgunlasma sırasına göre normal olarak üç
defada yapılır.
Genel olarak hasat zamanı meyvenin daldan kolay kopması, kabuk yüzeyinin ¾’nün saman
sarısı ve meyve etinin ½’sinin sarı renge dönmesi ile anlasılır. Sofralık kayısılarda hasat
zamanı belirlenirken kayısıların gönderileceği pazarın uzaklık durumu ve tüketim süresi göz
önünde tutulmalıdır. Hasat sırasında sofralık kayısıların meyve eti parmakla basıldığında
ezilmemeli fakat yesil meyve rengi kayısıya özgü sarı renge dönmüs olmalıdır. Sofralık
kayısılar erken hasat edilirse yeterince tatlanmaz, renk ve aroma istenilen düzeyde olmaz.
Hasat geciktirilirse olgunlasma ilerleyeceğinden hasat ve tasıma sırasında meyveler çabuk
olarak bozulur ve pazarda bekleme süresi kısalır.
Genel olarak sofralık ve konservelik kayısılar sert olgun, kurutmalık kayısılar tam olgun,
yakın pazara gönderilecek kayısılar ise bu iki olgunluk derecesi arasında hasat edilir.
DEPOLOMA
Bugün ticari olarak taze kayısı depolanması yok denecek kadar azdır. Ancak bazı sofralık ve
meyve suyu sanayiine uygun çesitlerde zaman zaman depolama zorunlulukları ortaya
çıkmaktadır. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesinde yapılan bir çalısmada bazı yabancı ve
kuru maddesi yüksek çesitlerde %90 nem ve 0-3oC sıcaklıkta 6 haftaya kadar çıkabilen bir
muhafaza süresi saptanmıstır.
KAYNAKLAR
1. Asma, M.,B., 2000. Kayısı Yetistiriciliği, Malatya
2. Demirel ,H., 1992. Kayısı Yetistiriciliği , Erzincan (Yayınlanmamıs)
3. Özkan, Y., 1998. Ilıman İklim Meyveleri Gazi Osman Pasa Üniversitesi Ziraat Fakültesi
Ders Notları S; 130-140, Tokat.
4. www.karasueml.k12.tr/kayisi.html
5. 1991 Yayçep Meyvecilik 1 S; 119
6. 1990 Kayısı Yetistiriciliği, Tarım Orman ve Köyisleri Bakanlığı, Ankara.

Son Güncelleme ( Cumartesi, 16 Haziran 2012 )
 
Sonraki >

www.mamurek.com
beydagi